FacebookRSSTwitterYouTubeGoogle+

MegaWatt Lotus Evija

14 Kasım 2020 01:28
MegaWatt Lotus Evija
Tweet It! Facebook

“Her biri 368 kW’lik 4 elektrik motorlu, 18 dakikada tamamı dolan 70 kWh bataryalı, 1471 kW sistem gücüyle 9 saniyenin altında 300 km/h hıza ulaşan, 1.680 kg ağırlığında 1.88 milyon Euro’luk bir “ultra” İngiliz... Lotus Evija, dünyanın en güçlü seri üretim otomobili sıralamasında şimdilik zirvede!..”

Lotus markası hakkında bir şeyler yazarken, hep ellerim titrer. 22 yıl önce sadece 400 adet üretilmiş son nesil Elan’lardan birinin katili olmuştum. En hızlı olduğum dönemi bitiren bu otomobilin markasına ve mühendisliğine, benim hayatımı kurtarmak uğruna kendini tümüyle pert etmiş olması nedeniyle halen saygı duyuyorum.

Lotus’u 1948 yılında o dönemin en önemli tasarımcısı olarak kabul edilen Colin Chapman kurmuş, Formula 1 yarışlarında da Team Lotus’u 7 kez Dünya Şampiyonluğuna taşımıştı.

Kendi otomobillerinden başka Tesla Roadster ve Hennessey Venom, Opel Speedster gibi çok önemli spor otomobilleri de hazırlayan Lotus, aynı zamanda bir otomotiv mühendislik danışmanlığı şirketi olarak, Çin, Malezya ve ABD’deki Ar-Ge ve tasarım merkezlerinden gizli gizli tüm markaların yeni prototiplerini ve hatta üretim modellerinin düzeltmelerini yapıyor.

Lotus’u 60’ların The Avengers dizisindeki Emma Peel’in altında görünce ve eski James Bond filmlerinde yüzen ve dalan otomobil olarak tüm dünya öğrenmişti.

Şimdi ise bambaşka bir Lotus, 2.000 beygir gücüyle herkes tarafından konuşuluyor. 

Bu kadarı da çok fazla değil mi, diyenlere Lotus, yeni nesil hiper otomobiller için bu performans normal diyor.

Type 130, yani markanın yarışçılar dahil tüm tarihi boyunca ürettiği 130’uncu otomobil olan Evija, Lotus’un “geleneği modernlikle birleştirmek” istediği yeni çağına doğru ilk adım. 9 saniyeninin altında 0-300 km/h iddiasındaki performansı ve sürüş dinamikleri boş sözlerden oluşmayan, en küçük cıvatasına kadar otomotiv mühendisliğinin en yüksek seviyesini temsil eden devrimsel bir otomobil.

Her tekerindeki birer 500 HP’lik elektrikli motoru ve bir tonluk bataryaları dışında sadece 600 kilogramlık ağırlığı ile 1.471 kiloWatt yani 1.47 megaWatt sistem performansının aslında dört süper sport otomobilin çılgınlığını tek bir araçta yaşatabileceğini tahmin etmek hiç zor değil.  0.84 kg/HP ağırlık güç iddiasına sahip olan Evija’nın azami 1.680 kiloluk boş ağırlığa sahip olacağını da hesaplayabiliyoruz.

Böylece Porsche, Lamborghini, McLaren ve Ferrari’nin en ekstrem canavarlarını da sollayabilecek bir otomobil yaratan Lotus, her türlü zemin üzerinde 3 saniyenin çok altında 0-100 km/h akselerasyonuyla dünyanın en hızlı otomobili olarak şimdiden tüm listelerin başına geçiyor. 

Ağustos 2017'de ilk çizimleri yapılan, iki yıl sonra ilk prototiplerinin testlerine başlanan ve şimdi de deneme üretimine geçilen Lotus Evija’nın 6.204 hücreli büyük pili, 188 modüle bölünmüş paketler olarak sürücü kabini ile arka aks arasına yerleştirilmiş. Tasarım direktörü Russell Carr’ın "o kadar alçak ki, alt gövdeye hücre sığdıramıyoruz" dediği yerden yüksekliği 105 milimetre ile ortadan motorlu diyebileceğimiz bu gerçek elektrikli hız makinası, 800 Volt ile çalışıyor. 

Aerodinamik gövdenin altında aşırı ısınma oluşmaması için sahip olduğu 4 radyatörden biri sadece bataryanın doğru sıcaklıkta kalması için görevli. Ön elektrik motorları için iki ve arkadaki iki elektrik motoru için tek soğutucu konfigürasyonu kullanılmış. 

Integral Powertrain Ltd tarafından dizayn edilmiş girişte planet dişli ünitesi ve bir invertör ile birlikte bir silindir içinde paketlenmiş her bir elektrik motoru, Elektrikli Tahrik Ünitesi EDU’sunu ise, yarış şanzımanları üreticisi Xtrac uzmanlığına bırakmış. 

İtalyan CPC yapımı tek bir parçadan oluşan karbon fiber şasisi, tüm suspansiyon sistemindeki bağlantı noktaları, ileri ve geri bölmeleri, tavan ve taşıyıcıları, hepsi 150 kg. Gövde altı da sadece 129 kg olan Evija’nın önlerde 8 kg ve arkalarda 9 kg’lık jantları da, toplamda sadece 34 kg. Karbon kaplamalı ve Alcantara deri döşemeli sürücü koltuğunun 14 kg, yolcu koltuğunun da 10 kg olduğunu da hatırlatalım. 

İşte tüm bu hafiflik, uzunluğu 4.459 mm, genişliği 2 metre ve 1.122 mm yüksekliğindeki boyutların 2.6 metrelik dingil mesafesinin üstüne konulmasıyla gerçekleştirilmiş. 

Williams Advanced Engineering tarafından geliştirilmiş 350 kW’lik süper hızlı bir istasyonda 18 dakikada tam şarj edilebilecek 70 kWh’lık bataryasıyla 54 kWh’lık Formül E yarışçılarından daha daha fazlasını sunan 345 km menzilli bu “normal yol” otomobili, maksimumda ulaşacağı 320 km/h’lik maksimum hızdan sonra deselerasyon ve durma görevini 6’şar kiloluk 390x34 milimetrelik karbon seramik fren disklerine yıkıyor. 

Yani bu tam bir özgün Lotus!.. Hafif ve çok hızlı. Modern zamanların teknolojisini kullanan bir dört çekerli hiper İngiliz! 

Jaguar’ın son dönemdeki başarılarına imza attıktan sonra Çinli Geely yatırımıyla şaha kalkan Lotus’a CEO olarak transfer edilen Phil Popham, 2008 yılından bu yana ilk yeni Lotus modeli olacak Evija’nın şu anda üç adet yapılan ön üretiminin ardından bu ultra hız makinasından sadece 130 adet satılacağını söylüyor. 

Menzil, Şehir, Tur, Spor ve Parkur sürüş modları arasında en ekstremi seçtiğinizde bir yarış pistinde en az 7 dakika tam güçle “gaz”layabileceksiniz!

Otomobilin yumuşak çizgileri de aslında bu hiper performansa tam uyumlu olarak hazırlanmış. Tekerlek davlumbazları ve kanatları, güçlü omuzları, savaş uçağı benzeri kubbesi, hepsi modern hiper otomobillerin tipik hatlarını tamamlıyor. Düz, öne çekilmiş kokpit ve kısa çıkıntılar, öncelikle aerodinamizm için, rüzgarın araç gövdesi üzerinden, gövde altı boyunca ve boyunca akmasını sağlıyor. Arka çamurluklarının önüne açılmış büyük hava kanallarından akımın üçgen açıklıklara girmesi ve üç boyutlu bir spoyler etkisi yaratması da, çok ilginç. Lotus mühendislerinin bataryaları soğutmak için iki ağızla sınırlı merkezi bir kanal ve ayrıca yandaki kanalları kullanmasının yanında zeminde downforce için çok parçalı bir ayırıcı düşünmüş olmaları da, en yüksek hızlarda optimum stabilitenin garantileneceğini düşündürüyor.

Aktif aerodinamik elemanlarla B sütunundan başlayan difüzörün, yüksek hızlarda geri çekilen arka spoyleri, DRS denilen sürtünme azaltıcı sistemiyle kanadı geriye doğru katlayarak hava direncini azaltması da oldukça şaşırtıcı.

Dikiz aynası yerine geriye bakan kameraların ön çamurlukların arkasına yerleştirilmesi, ayrı bir çatı kamerası da, rakip markalarda olmayan özellikler. 

Kabin içinde 6 havalandırmalı gösterge panelinin ince yapısı ve yolcu tarafında kesilmesi, üst ve alt kısmı düzleştirilmiş simidiyle hassas elektro-hidrolik direksiyonu, dar orta konsolun gösterge paneline 60 derecelik bir açıyla uzanması, klima, infotainment sistemi ve park frenleri için elmas şeklinde şalterleri de, benzer klasmandaki araçlardan çok farklı…

Fakat, bu hiper Lotus’un sürüş ayarlarında "Menzil" seçildiğinde arkadan itişli olarak 1.000 HP ve 800 Nm ile en “ekonomik” olması ile başlayan yazılım üstünlükleri ise, başka kimsede yok!  50 km/h’nin altındaki hızlarda tümseklerden geçerken aracın burnunu kaldırabileceğiniz “Şehir Modu”nda da tutumlu sürüş sunulurken, “Tur Modu"na geçilirken Evija, dört tekerlekten çekişe dönüşüyor ve maksimum 1.700 Nm’lik torku sunmaya başlıyor; ancak güç halen 1.400 HP ile sınırlı kalıyor. 100-200 km/h elastisiteyi de 3 saniyenin altında gerçekleştirebilmek için "Spor” modunda gücü 1.700 HP’ye çıkaran bu elektrikli Lotus, 200-300 km/h sprint’ini 4 saniyenin altında yapabilmek için tam 2.000 beygir gücüne yalnızca “Pist’ modunda tork vektörleme gibi sistemler maksimuma kadar keskinleştirildiğinde ulaşıyor.

Evija sadece düz bir çizgide değil, virajlarda da hızlı olmak için 20 ve 21 inçlik magnezyum jantlarının üzerinde Pirelli Trofeo R tipi lastiklerle donanmış. 

Bir hiper otomobilden beklenen hafif yapı, verimlilik, aerodinamizm, yarış mirası, viraj alma hızı ve prestij… hepsini sunan Evija, Lotus’un gelecekle ilgili "Anormal bir şeyle başlayıp sonra daha normal devam etmek istedik" planlarının açılışını yapıyor.

Yıllarca uçurumun eşiğinde yaşamış, hırpalanmış ve tozlanmış bir İngiliz efsanesi, çok uzun süren problemli dönemin ardından artık sekseninci doğum gününe doğru Vision80 stratejisiyle kârlı bir spor otomobil üreticisine dönüşüyor, yeniden gençleşiyor ve parlamaya başlıyor.

Etiketler: Lotus Evija British engineering hypercar most powerful electric BEV sportscar Hethel Norwich Geely Russell Carr Pirelli Trofeo Track aerodynamic dynamic wing CPC Integral design megawatt high voltage HP Colin Chapman

diğer haberlerden

Haber BaşlığıTarih

BMW M8 Competition Gran Coupé

BMW markasının zirvesi!.. F13 M6’nın tahtında artık 4 kapılı süper M’lerin en büyüğü ve en pahalısı F93 oturuyor!..

Birin Biri AMG One

Formula 1'deki hibrit “E Performance” tekniğini normal bir yol otomobiline aktarırsanız, ne olur?.. 11.000 devir çeviren 1.000 beygirlik bir elektro-mekanik canavar doğar mı?..

Büyük elektrikli Lüks EQS

Yolların "0'dan elektrikli" hazırlanan ilk büyük lüks sedanı, 770 km menzilli arkadan itişli EQS 450+ 245kW 333HP 568Nm ve EQS 580 4matic 385kW 524HP 855Nm ile #eATS sistemi enerjisini 107,8kWh’lik bataryasından çekecek... 200kW ile şarj etme imkanı, 15 dakikada 300km ekstra menzil, 22kW AC ev şarj imkanının yanında 396V’la çalışan EQS580 4,3 saniyede 100’e çıkıyor.

Seksi Japon Üstsüzü Lexus LC500

Lexus LC500 Convertible, sevdiğimiz ve vazgeçmek istemediğimiz klasik tekniğe sahip 5 litrelik V8 motoruyla 5 saniyede 0'dan 100 km/h’ye çıkan hızlı ve büyük bir "üstsüz"... Ve, Japonların en lüks konfor anlayışının nasıl bir seviyede olduğunun da örneği...

Ekspresyonist Zenvo TSR-S

Bu sefer de Sizlere çok özel bir otomobilden bahsetmek istiyoruz... Yılda sadece 5 tane üretilen 1.194 HP’lik ortadan motorlu Danimarka tasarım ve mühendisliğindeki eşsiz HyperCar, aynı ülkeden ikinci kişiye satılmıyor!..

Aristokrat Rolls-Royce Dawn

Adeta tekerler üzerinde ultra lüks bir tekne, yeni nesil “tycoon” genç işadamlarının favorisi, dünyanın en başarılı isimlerinin otomobil sembolü Corniche geleneğini sürdüren Rolls-Royce Dawn ...

Aston Martin V12 Speedster

Geçmiş, günümüz ve gelecek, nasıl bir araya getirilir?.. Q by Aston Martin’in sıra dışı bir tasarım, mühendislik ve sanatçı el işçiliğiyle mi?..

Hibrit McLaren Artura

İngiltere'de içten yanmalı motorların yasaklanmasına doğru İngiliz markalar teker teker tümüyle elektrikliye geçeceklerini açıklıyorlar... Hatta, en egzotik SuperSport markalar bile... Belki de bu sebeple; V8 motorlara veda etmek üzere olan McLaren’den de, adı “Art” ve "Futura"dan yaratılmış, geleceğin otomotiv sanatı iddiasında V6 hibrit motorlu bir "yeşil" seçenek hazırladı...